İzmir'in Buca ilçesinde belediye personeli ile yönetim arasındaki mali kriz patlak verdi. Buca Belediyesi bünyesinde görev yapan yaklaşık 1800 çalışan, maaş ödemelerinin hesaplarına yatırılmaması üzerine iş bırakma kararı aldı.
Protokol süresi doldu ödeme yapılmadı
Genel-İş Sendikası İzmir 6 No'lu Şube Başkanı Değer Yıldız, belediye hizmet binası önünde sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaklaşık iki ay önce yine ödeme düzensizlikleri nedeniyle 7 günlük bir eylem yaptıklarını hatırlatan Yıldız, o dönem yönetimle bir protokol imzaladıklarını ifade etti.
Anlaşma kapsamında kasım ayında ödenmesi gereken ekim maaşları ve geriye dönük alacakların 30 Kasım vadeli olduğunu belirten Yıldız, tanınan 5 günlük opsiyon süresinin 5 Aralık'ta dolmasına rağmen hesaplara para yatmadığını dile getirdi. Yıldız, kentte yaşanabilecek temizlik sorunlarına dikkat çekerek, "Buca halkının bilmesi lazım, bu şehirde oluşan çöp dağlarının sebebi biz değiliz." dedi.
Süslü koltuklarda slogan atmakla olmuyor
Sendika temsilcisi, işçilerin ekonomik olarak zor durumda olduğunu, hatta İZSU tarafından ödenmeyen faturalar yüzünden sularının kesildiğini vurguladı. Belediyeye yeni personel alımı yapılmasını eleştiren Yıldız, sözlerinde şu ifadelere yer verdi:
"Biz, sözümüzü tutarken Belediye Başkanı, yine sözünü tutmayarak bizi yarı yolda bıraktı. Sorumlu, belediye başkanıdır. Öyle bu şehirde her seferinde her olumsuzlukta işçinin maaşını kesmek, işçinin alacağını ödememek moda haline geldi. Biz, alın teri döküyoruz. Biz, kimseden babasının cebindeki parayı istemiyoruz ve dilenmiyoruz. Bakınız, İZSU, ödenmeyen su faturaları nedeniyle işçilerin evlerindeki suları kesti. Hala bu şehirde diyorlar ki işçi fazla, bütçeyi zorluyor. Madem bütçeniz yoktu, para yoktu, belediye zordaydı, borçlarınız vardı, siz bu kadar kişiyi işe niye aldınız? Lafa gelince 'hak hukuk ve adalet' diyenler, gelsinler, bu işçilerin sorununu çözsünler. Sendikaları tehdit etmek, sendika başkanlarını tehdit etmek, işçiyi tehdit etmek, çıkıp sosyal medyada 'Biz, rakam rakam anlatırız, şunu bunu yaparız.' diyeceklerine yönetemedikleri belediyelerin hesabını versinler. Öyle çıkıp süslü koltuklarda ve meydanlarda takım elbiseleri giyerek hak hukuk sloganı atmakla olmuyor bu işler. Gelsinler, işçinin halini görsünler. Ondan sonra bakalım haktan, hukuktan ve adaletten yanalar mı?"